Namazın Farzları

Ergenlik (bulûğ) yaşına ve belli bir aklî olgunluk düzeyine gelmiş her müslümanın namaz kılması farz-ı ayındır.

Namazın ise on iki farzı vardır. Bunların altı tanesi namaza başlamadan öncesi yani şartları, altı tanesi ise namazın kendi bünyesi (rükunları) ile ilgilidir. Tüm bu farzlardan herhangi birinin eksikliği durumunda namaz geçerli değildir.

Namazın gerektiği gibi kılınması konusunda bilgilerimizi hatırlamak için lütfen bu sayfayı ziyaret ediniz.

Namaz kılmaya başlamadan önceki farzlara namazın şartları denir.

A. Namazın Şartları

Namazın altı adet şartı vardır.

1. Hadesten Taharet

Hades; abdestsizlik, cünüplük ve kadınlara mahsus özel hâller (âdet görme, loğusalık) sebebiyle insanda meydana gelen hükmî ve manevi kirlilik hali, taharet; ise temizlik demektir.
Hadesten tahâret, namaz abdesti olmayan bir kimsenin abdest alması, gusül yapması gereken bir kimsenin gusül etmesi yani boy abdesti alması demektir. Namaz abdesti veya gusül abdesti almak için su temin edemeyen veya su bulduğu halde bu suyu kullanma imkânı bulamayan kimseler teyemmüm eder.

  • Abdest
  • Gusül
  • Teyemmüm

2. Necasetten Taharet

Necaset, maddi ve hakiki pislik demektir. Bu nitelikteki şeylere ise necis denir. Necasetten taharet; namaz kılacak kişinin, bedeninde, üzerindeki elbisede ve namaz kılacağı yerde (namaza engel olacak kadar) pislşk varsa bunları temizlemektir.İslam, genel olarak temizliğe çok önem verir. Namaz gibi ibadetler ile Allah’ın huzuruna çıkma fırsatına erişmiş bir kimsenin; elbisesinin, bedeninin ve namaz kıldığı yerin temiz olmasına çok dikkat etmesi gerekir.Namazın sıhhatine engel olacak ölçüde necâset taşıyan bir elbise ile bilmeyerek namaz kılan kimsenin, bu durumu öğrendikten sonra namazını iade etmesi gerekir.Necaset iki kısıma ayrılmıştır.

  • Ağır Necaset
    • İnsan dışkısı, idrarı, kanı ve kusmuğu
    • Eti yenmeyen hayvanların dışkısı ve idrarı
    • Etinin yenmesi haram olsun veya olmasın; akıcı kanı bulunup dini esaslara uygun biçimde kesilmemiş, öldürülmüş yahut ölmüş hayvanların etleri.

    Ağır necasetlerden katı olanların bir dirhem (yaklaşık 3,5 gr) miktarından fazlası bedende, elbisede ya da namaz kılınan yerde bulunursa namaz geçerli olmaz. Kan ve idrar gibi sıvı olan ağır necasetlerin ise bulaştığı yerde el ayası genişliğinden daha fazla yere yayılmışsa namaz geçerli olmaz.

    Özetle üst sınır; katı ise 3,5 gr, sıvı ise el ayası miktarıncadır.

  • Hafif Necaset

    • At, deve, sığır, koyun, geyik gibi eti yenen evcil ve vahşî hayvanların dışkıları ile idrarları
    • Eti yenmeyen kuşların idrarı ve pisliği.

    Bu tür pisliklerin, elbise, vücut veya namaz kılınacak yerde ağır necaset hükümlerine göre biraz daha fazla bulunması namazın geçerliliğine mani değildir fakat her iki durumda yer alan necasetler için belirlenen bu hoş görülebilirlik sınırları zorunluluk halleri içindir. Yani, temizleme yahut temiz elbise bulma imkanı var iken, mesela, üzerinde az miktar da olsa pislik bulunduğu bilinen bir elbise ile namaz kılmak doğru değildir.

3. Setr-i Avret

Avret, insan vücudunda başkası tarafından görülmesi ayıp ya da günah sayılan yerlerdir. Setr-i avret, avret sayılan yerleri örtmek demektir.Kadınların avret yerleri; yüz, eller ve ayaklar dışında bütün vücuttur.Erkeklerin avret yerleri ise, diz kapaklarının altı ile göbeğin üstü arasında kalan bölgedir.Örtülmesi gereken yerlerden birinin tamamı yahut dörtte birine kadar bir miktarı, bir rükün eda edilecek süresince (sübhânellâhi’l-azîm diyecek kadar bir süre) açık bulunsa namaz bozulur. Daha az olursa bozulmaz. Örneğin, namazda baldırın dörtte birinden fazlası açık olsa namaz bozulur. Ancak bir kimse namaz kılarken, elinde olmayarak vücudundan namazı bozacak kadar bir kısım açılsa ve hemen orayı örtse namaz bozulmaz.Giyilen şeyin, tenin rengini göstermeyecek kalınlıkta veya dokuda olması gerekir. Vücut hatlarını belli eden elbise ile namaz kılmak mekruh olmaklabirlikte kılınan namaz geçerlidir.Avret yerlerini örtecek bir şey bulamayan kimse oturup ayaklarını kıbleye uzatarak ima ile namazını kılar.

4. İstikbal-i Kıble

Namaz kılarken kıbleye yönelmek demektir. Müslümanların kıblesi ise Mekke’de ki kutsal bina Kâbe’dir.Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de;

… Bundan böyle yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun (namazda) yüzünüzü hep o yöne çevirin… Bakara, 2/144


Namazda maddi olarak Kabe’ye yöneldiğimiz gibi, Allah’ın nazargahı olan kalbimizi, gönlümüzü de, ibadetin ruhuna aykırı düşen düşünce ve yönelişlerden soyutlamamız gerekmektedir.

Kâbe’nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden sapma sayılmaz. Sapma derecesi daha fazla olursa “kıbleye yönelme” şartı aksamış olur.

Kıbleye yönelen kişinin “döndün Kabe’ye” diyerek niyet etmesi gerekmez. Kıble esasen Kabe’nin bulunduğu yerdir.

5. Vakit

Namaz günün belirli zaman dilimlerinde yerine getirilmesi gereken bir farzdır.Bir farz namazın vakti içinde kılınması edâ, vaktinin çıkmasından sonra kılınması da kazâ olarak adlandırılır.Namazlar, vaktinden önce eda edilemeyeceği gibi, vaktinden sonraya da bırakılamaz. Yine her bir farz namaza bağlı sünnet namazlar, vitir, teravih ve bayram namazları için de vakit şarttır.Namazların mazeretsiz olarak vaktinden sonraya bırakılması büyük günahtır. İhmal ederek, gevşeklik göstererek namazın vakti içerisinde kılınmaması günah olduğu için kimi bilginler, bu şekilde mazeretsiz olarak vakti içerisinde kılınmamış olan namazların kazâ edilemeyeceğini, günahından kurtulmak için tövbe etmek gerektiğini ileri sürmüşlerdir.Bu bilginler, aynı şekilde uyuma ve unutma mazereti sebebiyle vaktinde kılınamamış bir namazın hatırlanıldığında eda niyetiyle kılınacağını belirtmişlerdir.İster mazeret sebebiyle ister ihmal sebebiyle olsun vaktinde kılınamayan namazların daha sonra kaza edilmesi, ihmal sebebiyle kılınamayan namazlar için ayrıca tövbe edilmesi gerekir.Kazâ, sadece beş vakit farz namaz ve bir de vitir namazı için söz konusudur. Cuma ve bayram namazları ve sünnet namazlar kazâ edilemez.

Sabah Namazı

* Nafile olarak sadece sabah namazının sünneti kılınabilir
* Kaza namazı kılınabilir
* Güneşin doğarken 45dk. hiç bir namaz kılınamaz (solda kırmızı alan)

Öğle Namazı

* Kaza ve nafile olarak her türlü namaz kılınabilir

İkindi Namazı

* İkindi namazından sonra nafile namaz kılınmaz
* Kerahat vakti girinceye kadar kaza namaz kılınabilir

* Akşam ezanından 45 dk önce ikindinin farzı hariç başka hiç bir
namaz kılınmaz (turuncu alan)

Akşam Namazı

* Kaza ve nafile olarak her türlü namaz kılınabilir

Yatsı Namazı

* Kaza ve nafile olarak her türlü namaz kılınabilir

6. Niyet

Niyet, insanın yapacağı işin bilincinde olması, o işi yapmaya içinden / kalbinden azmetmesi demektir.
Niyetin kalp ile yapılması esas olup dil ile söylenmesi şart değildir. Bununla birlikte ayrıca dil ile de söylenmesi daha iyi olur ve bu tarzda niyet, çoğunluğa göre müstehaptır.
Hangi namazı kıldığını niyet ederken belirtmek gereklidir, örneğin Niyet ettim Allah rızası için öğle namazı farzını kılmaya gibi.
Niyette namazın kaç rekat olduğunu söylemeye gerek yoktur.Cemaatle namaz kılan kimsenin imamam uymaya da niyet etmesi gerekir.
Cemaat sadece erkeklerden oluşuyor ise imamlık yapan kişinin, kendisine uyan kişilere imam olduğunu niyetinde belirtmesi gerekmez ise de, kendisine uyan kadınların namazlarının sahih olabilmesi için, imamın namaza niyet ederken kendisine uyanlara imam olduğuna da niyet etmesi lazımdır.

Namazı esnasında yani namazı kılarken dikkat edilmesi gereken farzlara ise namazın rükunları denir.

NAMAZ NASIL KILINIR? BİLGİLERİMİZİ GÖZDEN GEÇİRELİM

B. Namazın Rükunları

Namazın altı adet rükunu vardır.

1. İftihat Tekbiri

İftitah başlangıç ve açılış, tekbir ise yüceltmek demektir. İftihat tekbiri; Allah en büyüktür anlamındaki “Allahü ekber” cümlesini söylemeye denir.
Tekbir alırken başı hafifçe öne eğerek başparmak kulak memesine değecek şekilde elleri kaldırmanın uygun olduğu belirtilmiştir.

Tekbir cümlesinde “Allah” kelimesinin ilk harfi olan A harfini uzatarak “Âllah” yahut “Aallah” veya “Eallah” diye tekrarlayarak okumak câiz değildir. Bu şekilde okumak mânayı bozacağı için, farz yerine getirilmemiş ve namaz geçersiz olur.

2. Kıyam

Namazda ayakta durmak demektir. Farz ve vacip olan namazlarda kıyam, yani ayakta durmak farzdır. Nâfile namazlarda ise kişi, ayakta durmaya gücü yettiği halde oturarak da namaz kılabilir.
Ayakta durmaya gücü yetmeyene kıyam farz olmaz.
Ayakta durmaya gücü yeten fakat rükû ve secdeye gücü yetmeyenin namazı ayakta kılması gerekmez, oturarak imâ ile kılabilir.

3. Kıraat

Kıraat “okumak” demektir ve namazda Kur’an okumak manasına gelmektedir.
Kıraatin geçerli olabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekmektedir;

  • Kur’an, orjinal metni ile okunmalıdır. Namazda Kur’an’ın mealini okumak geçersizdir.
  • Kur’an, okuyanın kendi işiteceği bir sesle okunmalıdır. Kişinin kendisinin dahi işitmeyeceği bir sesle veya zihinden okunan bir kıraat geçerli olmaz.
  • Kur’an, anlamı bozulmayacak şekilde doğru ve düzgün okunmalıdır. Anlamı bozacak şekilde okunan kıraat geçerli değildir.

Bir kimse namazda anlamı bozacak şekilde yanlış okuduktan sonra, dönüp yeniden düzgün şekilde okursa namazı caiz olur.
Kıraat esnasında az veya çok miktarda ayet atlamakla namaz bozulmaz.

4. Rükû

5. Secde

6. Ka’de-i ahire

DAHA SONRA KULLANILACAK NAME LER






Namazın Vacipleri