Fil Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ﴿١﴾ اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ ﴿٢﴾ وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ ﴿٣﴾ تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ ﴿٥

Bismillahirrahmânirrahîm
Elem tera keyfe fe’àle Rabbûke bi-eshābi l-fīl ﴾1﴿ Elem yec’àl keydehûm fī tadlīl ﴾2﴿ Ve ersele ‘àleyhim tayran ebābīl ﴾3﴿ Termīhim bi-hicāratim min siccīl ﴾4﴿ Fece’àlehûm ke’àsfim me’kūl ﴾5﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine! (1) Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? (2) Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı. (3) Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı. (4) Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi (5)

اَلَمْ تَرَ
Elem tera
görmedin mi?
كَيْفَ
keyfe
nasıl
فَعَلَ
fe'àle
yaptığını
رَبُّكَ
Rabbûke
Rabbinin
بِاَصْحَابِ
bi-eshābi
sahiplerine
الْف۪يلِۜ
l-fīl
fil
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
اَلَمْ يَجْعَلْ
Elem yec'àl
çıkarmadı mı?
كَيْدَهُمْ
keydehûm
onların tuzaklarını
ف۪ي

.
تَضْل۪يلٍۙ
tadlīl
boşa
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
وَاَرْسَلَ
Ve ersele
gönderdi
عَلَيْهِمْ
'àleyhim
üzerlerine
طَيْرًا
tayran
kuşlar
اَبَاب۪يلَۙ
ebābīl
sürü sürü
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
تَرْم۪يهِمْ
Termīhim
onlara atıyorlardı
بِحِجَارَةٍ
bi-hicāratim
sertleşmiş taşlar
مِنْ
min
 -dan
سِجّ۪يلٍۖۙ
siccīl
çamur-
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿
فَجَعَلَهُمْ
Fece'àlehûm
nihayet onları haline getirdi
كَعَصْفٍ
ke'àsfim
ekin yaprakları gibi
مَأْكُولٍ
me'kūl
yenilmiş
﴾ ٥ ﴿
﴾ 5 ﴿
﴾ 5 ﴿

Kureyş Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
﴾لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ ﴿١﴾ ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ ﴿٢﴾ فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ ﴿ ٤

Bismillahirrahmânirrahîm
Li īlāfi kuraȳş ﴾1﴿ Īlāfihim rihlete ş-şitãi vessaȳf ﴾2﴿ Felya’bûdū Rabbe hâże l-beȳt ﴾3﴿ Elleżĩ et‘àmehûm min cū’ìn ve āmenehûm min hāvvf ﴾4﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin. ﴾1-4﴿

لِا۪يلَافِ
Li īlāfi
alıştırdığı için
قُرَيْشٍۙ
kuraȳş
Kureyşi
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
ا۪يلَافِهِمْ
Īlāfihim
onları alıştırdığı için
رِحْلَةَ
rihlete
yolculuğuna
الشِّتَٓاءِ
ş-şitãi
kış
وَالصَّيْفِۚ
vessaȳf
ve yaz
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
فَلْيَعْبُدُوا
Felya'bûdū
kulluk etsinler
رَبَّ
Rabbe
Rabbine
هٰذَا
hâże
bu
الْبَيْتِۙ
l-beȳt
evin
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
اَلَّذ۪ٓي
Elleżĩ
o ki
اَطْعَمَهُمْ
et'àmehûm
onları yedirip
مِنْ
min
-tan (kurtardı)
جُوعٍ
cū'ìn
açlık-
وَاٰمَنَهُمْ
ve āmenehûm
ve onları güvene kavuşturdu
مِنْ
min
-dan
خَوْفٍ
hāvvf
korku-
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿

Maûn Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿٥﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧

Bismillahirrahmânirrahîm
Eraeyte lleżī yûkeżżibû biddīn ﴾1﴿ Feżālike lleżī yedù’’ù l-yetīm ﴾2﴿ Velā yehuddu ‘àlā ta’āmi l-miskīn ﴾3﴿ Feveylûn lilmusallīn ﴾4﴿ Elleżīne hûm ‘àn salātihim sāhūn ﴾5﴿ Elleżīne hûm yurãūn ﴾6﴿ Ve yemne’ūne l-mā’ūn ﴾7﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! (1) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. (2-3) Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, (4) Onlar namazlarını ciddiye almazlar. (5) Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. (6) Ufacık bir yardıma bile engel olurlar (7)

اَرَاَيْتَ
Eraeyte
gördün mü?
الَّذ۪ي
lleżī
kimseyi
يُكَذِّبُ
yûkeżżibû
yalanlayan
بِالدّ۪ينِۜ
biddīn
dini
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
فَذٰلِكَ
Feżālike
işte o
الَّذ۪ي
lleżī
.
يَدُعُّ
yedù’’ù
iter kakar
الْيَت۪يمَۙ
l-yetīm
yetimi
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
وَلَا
Velā
ve
يَحُضُّ
yehuddu
teşvik etmez
عَلٰى
'àlā
.
طَعَامِ
ta'āmi
doyurmaya
الْمِسْك۪ينِۜ
l-miskīn
yoksulu
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
فَوَيْلٌ
Feveylûn
yazıklar olsun
لِلْمُصَلّ۪ينَۙ
lilmusallīn
o namaz kılanlara ki
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿
اَلَّذ۪ينَ
Elleżīne
ki
هُمْ
hûm
onlar
عَنْ
'àn
-ndan
صَلَاتِهِمْ
salātihim
namazları-
سَاهُونَۙ
sāhūn
gaflet ederler
﴾ ٥ ﴿
﴾ 5 ﴿
﴾ 5 ﴿
اَلَّذ۪ينَ
Elleżīne
ki
هُمْ
hûm
onlar
يُرَٓاؤُ۫نَۙ
yurãūn
gösteriş yaparlar
﴾ ٦ ﴿
﴾ 6 ﴿
﴾ 6 ﴿
وَيَمْنَعُونَ
Ve yemne'ūne
ve esirgerler
الْمَاعُونَ
l-mā’ūn
en ufak bir yardımı
﴾ ٧ ﴿
﴾ 7 ﴿
﴾ 7 ﴿

Kevser Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ ﴿٢﴾ اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ ﴿٣﴾

Bismillahirrahmânirrahîm
İnnã a’ taynāke l-kevṡēr ﴾1﴿ Fesalli li-Rabbike venhār ﴾2﴿ İnne şānieke hûve l-ebtēr ﴾3﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Şüphesiz biz sana Kevseri verdik. (1) O Halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes. (2) Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir. (1)

اِنَّٓا
İnnã
elbette biz
اَعْطَيْنَاكَ
a' taynāke
sana verdik
الْكَوْثَرَۜ
l-kevṡēr
Kevser'i
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
فَصَلِّ
Fesalli
öyleyse namaz kıl
لِرَبِّكَ
li-rabbike
Rabbin için
وَانْحَرْۜ
venhār
ve kurban kes
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
اِنَّ
İnne
doğrusu
شَانِئَكَ
şānieke
sana buğzeden
هُوَ
hûve
o
الْاَبْتَرُ
l-ebtēr
soyu kesik olandır
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿

Kâfirûn Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿٦

Bismillahirrahmânirrahîm
Kul yã eyyuhe l-kāfirūn ﴾1﴿ Lã a’ budu mā ta’ budūn ﴾2﴿ Velã entum ‘ābidūne mã a’būd ﴾3﴿ Velã ene ‘ābidum mā ‘abedtum ﴾4﴿ Velã entum ‘ābidūne mã a’būd ﴾5﴿ Lekûm dīnûkûm veliye dīn ﴾6﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
De ki: “Ey Kâfirler!” (1) “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.” (2) “Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.” (3) “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.” (4) “Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.” (5) “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.” (6)

قُلْ
Kul
de ki
يَٓا اَيُّهَا
yã eyyuhe
ey
الْكَافِرُونَۙ
l-kāfirūn
kafirler!
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
لَٓا اَعْبُدُ
Lã a' budu
ben ibadet etmem
مَا تَعْبُدُونَۙ
mā ta' budūn
sizin taptığınıza
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
وَلَٓا
Velã
ve değilsiniz
اَنْتُمْ
entum
siz de
عَابِدُونَ
'ābidūne
ibadet eden
مَٓا اَعْبُدُۚ
mã a’būd
benim ibadet ettiğime
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
وَلَٓا
Velã
ve değil(im)
اَنَا۬
ene
ben
عَابِدٌ
‘ābidum
ibadet eden
مَا عَبَدْتُمْۙ
mā ‘abedtum
sizin taptıklarınıza
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿
وَلَٓا
Velã
ve değilsiniz
اَنْتُمْ
entum
siz de
عَابِدُونَ
'ābidūne
ibadet eden
مَٓا اَعْبُدُۜ
mã a’būd
benim ibadet ettiğime
﴾ ٥ ﴿
﴾ 5 ﴿
﴾ 5 ﴿
لَكُمْ
Lekûm
sizindir
د۪ينُكُمْ
dīnûkûm
sizin dininiz
وَلِيَ
veliye
ve benimdir
د۪ينِ
dīn
benim dinim
﴾ ٦ ﴿
﴾ 6 ﴿
﴾ 6 ﴿

Nasr Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ ﴿١﴾ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجاًۙ ﴿٢﴾ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّاباً ﴿٣

Bismillahirrahmânirrahîm
İżā cā-e nasru (A)llāhi vel-feth ﴾1﴿ Ve raeyte n-nāse yedȟulūne fī dīni (A)llāhi efvācā ﴾2﴿ fesebbih bi-hamdi rabbike ve-staǧfirh innehu kāne tevvābā ﴾3﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir. (1-3)

اِذَا
İżā
zaman
جَٓاءَ
cā-e
geldiği
نَصْرُ
nasru
yardımı
اللّٰهِ
(A)llāhi
Allah'ın
وَالْفَتْحُۙ
vel-feth
ve fetih
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
وَرَاَيْتَ
Ve raeyte
ve gördüğün (zaman)
النَّاسَ
n-nāse
insanların
يَدْخُلُونَ
yedȟulūne
girdiklerini
ف۪ي د۪ينِ
fī dīni
dinine
اللّٰهِ
(A)llāhi
Allah'ın
اَفْوَاجاًۙ
efvācā
dalga dalga
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
فَسَبِّحْ
fesebbih
tesbih et
بِحَمْدِ
bi-hamdi
överek
رَبِّكَ
rabbike
Rabbini
وَاسْتَغْفِرْهُۜ
ve-staǧfirh
ve O'ndan mağfiret dile
اِنَّهُ
innehu
çünkü O
كَانَ تَوَّاباً
kāne tevvābā
tevbeyi kabul edendir
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿

Tebbet Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾ وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥

Bismillahirrahmânirrahîm
Tebbet yedā ebī lehebin ve tebb ﴾1﴿ Mã aǧnā ‘anhu māluhu ve mā keseb ﴾2﴿ se-yaslā nāran żāte leheb ﴾3﴿ ve-mraetuh hammālete l-hatab ﴾4﴿ fī cīdihā hablum mim mesed ﴾5﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu. (1) Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. (2) O, bir alevli ateşe girecektir, (3) Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu halde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir). (4-5)

تَبَّتْ
Tebbet
kurusun
يَدَٓا
yedā
iki eli
اَب۪ي لَهَبٍ
ebī lehebin
Ebu Leheb'in
وَتَبَّۜ
ve tebb
zaten kurudu da
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
مَٓا اَغْنٰى
Mã aǧnā
kurtaramadı
عَنْهُ
‘anhu
onu
مَالُهُ
māluhu
malı
وَمَا كَسَبَۜ
ve mā keseb
ve kazandığı
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
سَيَصْلٰى
se-yaslā
girecektir
نَاراً
nāran
bir ateşe
ذَاتَ لَهَبٍۚ
żāte leheb
alevli
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
وَامْرَاَتُهُۜ
ve-mraetuh
ve karısı
حَمَّالَةَ
hammālete
hamalı
الْحَطَبِۚ
l-hatab
odun
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿
ف۪ي ج۪يدِهَا
fī cīdihā
boynunda
حَبْلٌ
hablum
bir ip
مِنْ مَسَدٍ
mim mesed
hurma lifinden
﴾ ٥ ﴿
﴾ 5 ﴿
﴾ 5 ﴿

İhlâs Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ﴿١﴾ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ ﴿٤

Bismillahirrahmânirrahîm
Kul huva (A)llāhû ehad ﴾1﴿ (A)llāhû ssamed ﴾2﴿ Lem yelid velem yūled ﴾3﴿ Velem yekûl lehu kufuven ehad ﴾4﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
De ki: “O, Allah’tır, bir tektir.” (1) “Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır, O, hiçbir şeye muhtaç değildir.)” (2) Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir).” (3) “Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.” (4)

قُلْ
Kul
de ki
هُوَ
huva
O
اللّٰهُ
(A)llāhû
Allah
اَحَدٌۚ
ehad
birdir
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
اَللّٰهُ
(A)llāhû
Allah
الصَّمَدُۚ
ssamed
Samed'dir
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
لَمْ يَلِدْ
Lem yelid
doğurmamıştır
وَلَمْ يُولَدْۙ
velem yūled
ve doğurulmamıştır
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
وَلَمْ يَكُنْ
Velem yekûl
ve olmamıştır
لَهُ
lehu
O'nun
كُفُواً
kufuven
dengi
اَحَدٌ
ehad
hiçbir şey
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿

Felak Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥

Bismillahirrahmânirrahîm
Kul e’ūżu bi-rabbi l-felak ﴾1﴿ Min şerri mā ȟalak ﴾2﴿ Ve min şerri ǧāsikin iżā vekab ﴾3﴿ Ve min şerri nneffāṡāti fī l-’ukad ﴾4﴿ Ve min şerri hāsidin iżâ hased ﴾5﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
De ki: “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.” (1-5)

قُلْ
Kul
de ki
اَعُوذُ
e’ūżu
sığınırım ben
بِرَبِّ
bi-rabbi
Rabbe
الْفَلَقِۙ
l-felak
karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
مِنْ شَرِّ
Min şerri
şerrinden
مَا

şeylerin
خَلَقَۙ
ȟalak
yarattığı
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
وَمِنْ شَرِّ
Ve min şerri
ve şerrinden
غَاسِقٍ
ǧāsikin
gecenin
اِذَا
iżā
zaman
وَقَبَۙ
vekab
karanlığı çöktüğü
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
وَمِنْ شَرِّ
Ve min şerri
ve şerrinden
النَّفَّاثَات
nneffāṡāti
üfleyenlerin
فِي

.
الْعُقَدِۙ
l-’ukad
düğümlere
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿
وَمِنْ شَرِّ
Ve min şerri
ve şerrinden
حَاسِدٍ
hāsidin
hasedcinin
اِذَا
iżâ
zaman
حَسَدَ
hased
hased ettiği
﴾ ٥ ﴿
﴾ 5 ﴿
﴾ 5 ﴿

Nâs Sûresi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦﴾

Bismillahirrahmânirrahîm
Kul e’ūżu bi-rabbi nnās ﴾1﴿ Meliki nnās ﴾2﴿ İlāhi nnās ﴾3﴿ Min şerri l-vesvāsi l-ȟannās ﴾4﴿ Elleżī yuvesvisu fī sudūri nnās ﴾5﴿ Minel-cinneti ve nnās ﴾6﴿

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.” (1-6)

قُلْ
Kul
de ki
اَعُوذُ
e’ūżu
sığınırım ben
بِرَبِّ
bi-rabbi
Rabbine
النَّاسِۙ
nnās
insanların
﴾ ١ ﴿
﴾ 1 ﴿
﴾ 1 ﴿
مَلِكِ
Meliki
padişahına
النَّاسِۙ
nnās
insanların
﴾ ٢ ﴿
﴾ 2 ﴿
﴾ 2 ﴿
اِلٰهِ
İlāhi
tanrısına
النَّاسِۙ
nnās
insanların
﴾ ٣ ﴿
﴾ 3 ﴿
﴾ 3 ﴿
مِنْ شَرِّ
Min şerri
şerrinden
الْوَسْوَاسِ
l-vesvāsi
vesvesecinin
الْخَنَّاسِۙ
l-ȟannās
sinsi
﴾ ٤ ﴿
﴾ 4 ﴿
﴾ 4 ﴿
اَلَّذ۪ي
Elleżī
o ki
يُوَسْوِسُ
yuvesvisu
fısıldar
ف۪ي صُدُورِ
fī sudūri
göğüslerine
النَّاسِۙ
nnās
insanların
﴾ ٥ ﴿
﴾ 5 ﴿
﴾ 5 ﴿
مِنَ الْجِنَّةِ
Minel-cinneti
cinlerden
وَالنَّاسِ
ve nnās
ve insanlar(dan)
﴾ ٦ ﴿
﴾ 6 ﴿
﴾ 6 ﴿